Bilişim Sektöründe Yeni Gelişmeler

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Bilişim Sektöründe Kendi Dilimizde İçerik Üretmemiz Lazım”…

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'de bilişim sektöründe zihinsel anlamda engellerin bulunduğunu belirterek “İçeriğin yüzde 85'i İngilizce'de toplanıyorsa bu sadece Türkiye için değil, birçok ülke için tehlikedir. Sürekli kendi dilimizde içerik üretmemiz lazım. Öbür türlü, üreten değil, seyreden, kullanan haline geliyoruz” dedi.

Antalya'nın Belek beldesinde düzenlenen 17. Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri'nde konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, siyasetçi olarak işlerinin, sorumlu oldukları alanda farkındalık yaratmak olduğunu söyledi. Bu alanda yapılacak daha çok iş olduğunu dile getiren Bakan Yıldırım, ''Dünyayı takip ederken, ülkemizde de vaziyetimize bakmamız lazım. Gidişatımızı da sürekli kontrol etmemiz lazım'' diye konuştu. İnternetin ticari olarak kullanımının 18. yılı olduğuna dikkati çeken Bakan Yıldırım, 18 yılda dünyada, son yedi yılda da Türkiye'de, yüz yıllar süren sanayi ve tarım toplumundaki gelişimi on yıllarda tamamladığını söyledi. Bakan Yıldırım, şöyle devam etti: ''Bilgi iletişim teknolojileriyle ilgili içinde yaşadığımız dönemde hız ve zaman artık her şeyin önünde gelmeye başladı. Yapacağımız işler ve karar almak için yıllarca düşünecek vaktimiz yok. 'O mu iyidir bu mu iyidir', bunların hesabını yapmaya çalışırsak treni kaçırırız. O bakımdan karar süreçlerini bilgi iletişim teknolojilerinin gerektirdiği hıza eriştirmemiz lazım. Kamuda genellikle karar süreçleri uzundur. Bürokrasi fazladır. Bu alışkanlığımızı, bilgi iletişimi alt yapımızı kurmada, geliştirmede aynen sürdürürsek o zaman bu alanda bilgi toplumu olma yönündeki iddialarımızı gerçekleştirmekte gecikiriz, gerçekleştiremeyiz.'' 

Kamudaki bilgi işlem yöneticileri ile özel sektörde hizmet üreten paydaşların toplantıda bir araya geldiğine işaret eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bu temsilcilerin birinin hizmet ürettiğini, diğerinin de hizmete ihtiyaç duyması nedeniyle birbirlerini tamamladığını belirtti. Bakan Yıldırım, şöyle konuştu: ''Ama bazı alışkanlıklarımızı, geleneklerimizi değiştirmezsek bu şekilde yol alamayız, istediğimiz hedefe ulaşamayız. Kamu bilgi işlem yöneticilerinden istediğim şu; artık kendi kendimize planlayıp yapma usulünden vazgeçelim. Bunda ısrarcı olursak, asla ve asla bilgi toplumu projesini gerçekleştiremeyiz. 'O yazılımı da biz yapalım, o donanımı da biz yapalım, paraları niye dışarı vereceğiz' gibi anlayışların artık değeri kalmadı. Ulaştırma Bakanlığı 15 milyar TL'lik bütçe yönetiyor, kendi eliyle yaptığı iş 100 milyon değil.'' Kamu ve özel sektörün, bir çözümün paydaşları haline geldiğini dile getiren Yıldırım, kamunun vatandaş odaklı hızlı hizmet vermek amacında olduğunu söyledi. 

Bilgi işlem yöneticiliğinin çok büyük önem kazandığını vurgulayan Bakan Yıldırım, bu kişilerin, başlarında oldukları işletme veya kamu kurumunun verimliliğini yüzde 50'den fazla, üretimi de yüzde 60'dan çok arttırabildiğini kaydetti. Bakan Yıldırım, ''Eskiden, işin başında buraya 'sanal alem' diyorduk. Sanal falan değil artık. Gerçeğin ta kendisi'' dedi. İş yapma alışkanlıklarını tamamen değiştirecek bu alanı geliştirirken, yasal engelleri de kaldırmak gerektiğini dile getiren Bakan Yıldırım, bu amaçla Elektronik Haberleşme Kanunu'nun yenilendiğini, iletişim sektöründe serbestleşme sürecinin başlatıldığını, düzenleyici kurumun yetkilerinin artırıldığını vurguladı. Kamu kurumlarının, bilgi işlem altyapıları ve bilişimle ilgili taleplerini mutlaka farklı bir anlayışla değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yıldırım, ''İşin püf noktası burada. Bu alanda, kamunun eliyle her şeyi yapma alışkanlığımızı terk etmezsek, bilgi çağını yakalayamayız, bilgi toplumu hedeflerimiz bir başka bahara kalır. Mutlaka ve mutlaka kamu-özel sektör bakışının değişmesi, taraflar arasından ziyade bir çözümün paydaşları şeklinde bir ilişkiye dönüşmesi lazım. Kamuda bulunan bilgi işlem yöneticilerimiz, mutlaka ve mutlaka kendi imkanlarıyla kurumsal çözümler üretmek yerine sektörün dinamiklerinden olabildiğince yararlansınlar'' diye konuştu. 

Türkiye'nin 2023 yılında, dünyanın onuncu büyük ekonomisi olmayı hedeflediğini anlatan Yıldırım, her alanda bunu destekleyecek yol haritalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kendi alanlarında bu beyin fırtınasını yaparak esaslarını belirlediklerini ifade eden Ulaştırma Bakanı Yıldırım, 30 milyon internet kullanıcı sayısını 2013'te en az 60 milyona, 7.5 milyon olan geniş bant abone sayısını 12 milyona, bilgi iletişim sektörünün 30 milyar dolar olan toplam ciro hacmini 160 milyar dolara, 10-12 milyon olan bilgisayarlaşma oranını da 20 milyona çıkartmayı amaçladıklarını bildirdi. Bilgi toplumu hedefine ulaşmak için 2013'te 55 milyon, 2023'te ise 70 milyon kişiyi bilgisayar okur yazarı yapmak istediklerini dile getiren Bakan Yıldırım, geniş bant kablosuz erişimi evlere kadar sağlamayı amaçladıklarını kaydetti. 

Bazı işlemlerin elektronik ortama aktarılmasına engel olan ve 1920'den beri yürürlükte olan 33 kanunda düzenleme yapacak bir tasarıyı TBMM'ye gönderdiklerini de belirten Bakan Yıldırım, bu dönem bitmeden yasalaşmasını hedeflediklerini bildirdi. Bakan Yıldırım, şöyle devam etti: ''Bilişim sektöründe yasal engelden ziyade Türkiye'de hepimizin kafasında zihinsel engel var. Bu anlamda zihinsel engel var. Hele hele belirli bir yaşın üzerindeki nesilde bu daha belirgin hale geliyor. Bu bir değişimdir, yeniliktir, açılımdır. Buna kendimizi uyduramazsak yarıştan düşeriz. Ya 'ofnet' ya da 'onnet' ülke olacağız. Türkiye'nin 'offnet' olma lüksü yoktur, dünya ile her alanda bu yarışın içinde olması lazım. Bunun için bilişim altyapımızı geliştirmemiz gerekiyor. Bizim esasen son 7 yılda okullara yaptığımız yatırımın arkasında da bu var. Biz orta yaş ve üstünden umudumuzu kestik, onun için gençlere yöneldik. İşin doğrusu bu. Bu alanı gençler ayağa kaldıracak, kaldırıyor da.'' Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin en büyük sorununun bölgeler arası kalkınmışlık farkı olduğunu da ifade ederek, bu alanda uçurum yaratmamak için 10 bin erişim olmayan okula bir istisna yaparak, henüz lisans verilmeyen wimax ile internet erişimi sağladıklarını söyledi. Bakan Yıldırım, ''Bilişimde de bu hatayı yapmamak için yurdun her tarafına aynı hizmeti, bilişim otoyollarını yaymayı hedef haline getirdik. Bunun da gereğini yaptık'' dedi. 

Bilişimde öngörülmeyen bazı olumsuzluklar için önlem almak gerektiğine de işaret eden Yıldırım, ''Kamu yöneticileri olarak görevimiz, şüphesiz internetin en güvenli, en temiz şekilde kullanılmasını sağlamak. Nesillerimizin herhangi bir yanlışın içine girmesini önlemek. Bunu yasakçılık olarak görmek çok adil değil. Bu artık Tükiye'nin sorunu değil gittikçe küresel sorun hale geliyor'' dedi. Çözümün uluslararası olduğunu anlatan Ulaştırma Bakanı, ''Ulusal çözüm mümkün değildir. Bilişim, tabiatı icabı sınır tanımayan bir alan. Dolayısıyla burada oluşan bir suçun hangi hukuk hükümranlığında olduğunu belirlemede sorun var. O yüzden de küresel çözümler üretmek mecburiyetindeyiz. AB siber suçlarla mücadele konusunda çalışmaktadır. Küresel toplum, internet alan adlarından tutun, siber suçlara kadar birçok konuda ortak inisiyatif alma çalışmalarına başlamıştır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde uluslararası daha belirgin yaptırımlar olabilecek bir oluşumu sağlayacağız.'' 

İnternet kullanımında içeriğin tek dile yoğunlaştığını da vurgulayan Bakan Yıldırım, ''İçeriğin yüzde 85'i İngilizce'de toplanıyorsa bu sadece Türkiye için değil, birçok ülke için tehlikedir. Sürekli kendi dilimizde içerik üretmemiz lazım. Öbür türlü, üreten değil, seyreden, kullanan haline geliyoruz' diye konuştu. Bu alanın Türkiye'nin geleceği için bir öncelik olduğunu dile getiren Bakan Yıldırım, yeni bir alan olduğu için birisinin sahiplenmesi gerektiğini, Ulaştırma Bakanlığının da telekomünikasyondan sorumlu olması nedeniyle durumdan vazife çıkarttığını söyledi. Bakan Yıldırım, ''Daha iyisini yaparım diyen varsa ona da görevi vermeye hazırız. Orada da hiçbir tereddütünüz olmasın'' ifadelerini kullandı. Devletin hep buyurmayı sevdiğini ancak bilgi iletişim alanında talimat yağdırmanın iş görmeyeceğini de kaydeden Bakan Yıldırım, ''Çünkü bilgi edinme kaynakları çoğaldı'' dedi. Bakan Yıldırım, Türkiye'nin en büyük zenginliğinin genç nüfusu olduğunu belirterek, bu kaynağın iyi yönetilmesi gerektiğini kaydetti.